💥 Panik Atak

Panik atak, ansızın ortaya çıkan ve kişiye yoğun bir korku hissi yaşatan bir durumdur. Bu korku genellikle fizikseldir: kalp çarpıntısı, titreme, terleme, nefes darlığı, göğüs sıkışması, baş dönmesi gibi belirtilerle kendini gösterir. Kişi o anda kontrolünü kaybedeceğini, bayılacağını ya da öleceğini düşünebilir. Oysa çoğu zaman panik atağın fizyolojik bir tehlikesi yoktur; ancak kişi için bu deneyim oldukça sarsıcı ve gerçek dışıdır.

Panik atak geçiren bireyler zamanla bu durumu yaşamaktan korkar hale gelirler. Bu da ikinci bir korku katmanı yaratır: “Ya tekrar olursa?” düşüncesi. Böylece kişi bazı mekanlardan, durumlardan ya da insanlardan kaçınmaya başlar. Bu kaçınmalar zamanla hayatı ciddi şekilde daraltır ve kişi güvende hissettiği alanlara hapsolur. Panik atak bir kez yaşandığında, tekrar etme kaygısı kişinin hayatını sessizce ele geçirebilir.

Terapide bu döngüyü anlamak en önemli adımdır. Panik atakların beden-zihin ilişkisi içerisinde nasıl ortaya çıktığı, düşünce kalıplarının bu süreci nasıl etkilediği birlikte çalışılır. Maruz bırakma teknikleri, nefes kontrolü, bedensel farkındalık ve zihinsel yeniden yapılandırma gibi yöntemlerle kişi panik atağın kendisini değil, panik hakkındaki inançlarını dönüştürmeye başlar. Bu değişim sayesinde panik gelmeden önceki “tetikleyici düşünceler” tanınır ve yönetilir hale gelir.

Panik atakla yaşamayı değil, panik atak geldiğinde ne yapacağını bilen, korkularını tanıyan ve kendi bedeniyle yeniden barışık hale gelen bir birey olmayı birlikte inşa edebiliriz. Panik atağın sizi kontrol etmesine değil, sizin bu deneyimi anlamanıza destek olmak için buradayım.