Anksiyete ve Kaygı Bozuklukları

Kaygı, hayatın olağan akışı içinde hepimizin zaman zaman deneyimlediği bir duygudur. Belirsizlikler, değişimler ya da önemli kararlar karşısında hissettiğimiz içsel bir alarm sistemi gibidir. Ancak bu alarm, durmaksızın çalmaya başladığında yani kişi sürekli bir tehdit ya da endişe duygusu içerisindeyse, bu durum artık hayatı zorlaştıran bir kaygı bozukluğuna dönüşmüş olabilir. Özellikle sosyal yaşamdan iş hayatına kadar birçok alan bu yoğun kaygıdan olumsuz etkilenir ve kişi kendini güvende hissetmekte zorlanır.

Anksiyete bozuklukları farklı şekillerde kendini gösterebilir. Sosyal ortamlarda yoğun utanç ve mahcubiyet hissi, belirli durumlarla ilgili sürekli kaçınma davranışları, sebebi belirgin olmayan huzursuzluk, uykusuzluk, bedensel gerginlik, nefes darlığı ya da çarpıntı gibi fiziksel belirtiler oldukça yaygındır. Kimi zaman kişi neyin yanlış olduğunu bile tam olarak tanımlayamaz ancak içinden gelen sürekli bir sıkışma ve huzursuzluk hissiyle yaşam kalitesi düşer. Dışarıdan her şey yolunda gibi görünse de, iç dünyada devam eden bu savaş oldukça yıpratıcıdır.

Terapötik süreçte ilk adım, kişinin yaşadığı kaygının nedenlerini ve nasıl işlediğini fark etmesine yardımcı olmaktır. Anksiyete çoğu zaman geçmişte yaşanan olumsuz deneyimlerin bugündeki yankısıdır. Kimi zaman küçük bir olayın tetiklediği büyük duygular, altında bastırılmış başka anlamlar taşır. Seanslarda bu duygularla temasa geçmek, onları yargılamadan gözlemlemek ve anlamlandırmak iyileşmenin en önemli basamaklarından biridir. Kaygıya neden olan düşünce kalıplarını tanımak ve bu kalıpları daha sağlıklı düşünce biçimlerine dönüştürmek sürecin merkezindedir.

Her bireyin kaygı yaşantısı ve baş etme biçimi farklıdır. Bu yüzden danışmanlık süreci tamamen kişiye özel yürütülür. Bilişsel davranışçı terapi teknikleri, bedensel farkındalık çalışmaları, nefes egzersizleri ve öz şefkat uygulamaları gibi birçok yöntemle desteklenen seanslarda amaç, kaygıyı bastırmak değil, onunla sağlıklı bir ilişki kurmaktır. Zamanla kişi kendi duygu dünyasını daha iyi tanır, tetikleyicilerini fark eder ve hayatı daha güvenli bir yer haline getirebilmek için güçlü adımlar atar. Kaygının sizi yönetmesine değil, sizin kaygınızı anlamanıza destek olmak için buradayım.