Çocuklar ve ergenler, duygularını ve düşüncelerini çoğu zaman yetişkinler gibi doğrudan ifade edemezler. Yaşadıkları duygusal zorlanmalar, davranış değişiklikleri, içe kapanma, öfke nöbetleri, okul problemleri ya da sosyal ilişkilerde zorluk şeklinde kendini gösterebilir. Bu belirtiler çoğu zaman bir şeylerin yolunda gitmediğinin işaretidir ve dikkatle ele alınmalıdır.
Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini bulmaya çalıştığı, duygusal iniş çıkışların yoğun olduğu bir geçiş sürecidir. Bu dönemde yaşanan çatışmalar, sadece gencin değil, ailenin de desteğe ihtiyaç duyduğu bir konudur. Aile içi iletişimin bozulması, karşılıklı anlaşılmama hali, ergenin yalnızlaşmasına ve içine kapanmasına neden olabilir.
Çocuk ve ergen danışmanlığında öncelik, çocuğun ya da gencin kendini güvende hissedeceği bir alan yaratmaktır. Yaşına ve gelişim düzeyine uygun tekniklerle (oyun terapisi, sanat terapisi, yapılandırılmış görüşmeler gibi) süreç desteklenir. Aynı zamanda ebeveynlerle iş birliği içinde çalışılarak evdeki ortamın da destekleyici hale gelmesi sağlanır.
Her çocuk ve ergenin hikayesi kendine özgüdür. Bu nedenle terapi süreci de bireysel ihtiyaçlara göre şekillenir. Amaç, sadece sorunları çözmek değil, çocuğun ya da gencin kendini daha iyi tanımasına ve ifade edebilmesine katkı sağlamaktır.